Peygamberimiz ve Çocuklar
Aziz Müminler!
Bugünün küçükleri, yarının büyükleri olacaktır. Kur’an-ı Kerîm’in ifadesi
ile “Dünya hayatının süsü” (Kehf, 46) olan çocuklarımız, yarınlarımıza yön
verecek ciğerparelerimiz, değerli varlıklarımızdır.
Çocukların ellerinden tutarak, onları geleceğe hazırlamak en önemli
hedeflerimizden biri olmalıdır. Çocuklarına sahip çıkmayan toplumlar, bunun
bedelini çok ağır bir şekilde ödemeyi göze almalıdırlar. Onun için,
geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı, bu beklentimizi
gerçekleştirebilecekleri niteliklere sahip insanlar olarak yetiştirmemiz
gerekiyor.
Küçükler korunmaya, şefkat ve merhamete muhtaçtırlar. Sevgili
Peygamberimiz, bir hadisi şeriflerinde, "Küçüklere merhamet etmeyen… bizden
değildir…" 1 buyurarak çocuklara karşı davranışlarımızın temeline merhamet
unsurunu yerleştirmiştir. Bu hadisi şerifte ön plana çıkarılan yaklaşımı
daha çarpıcı bir üslupla gündeme getiren şu olay da oldukça dikkat
çekicidir:
"Bir gün Allah'ın elçisi, torunu Hz. Hasan'ı öpmüştü. Yanında sahabeden
biri vardı. Dedi ki; ‘Benim on çocuğum var, hiçbirini öpmedim.’2 Bunun
üzerine. Peygamberimiz (a.s.), "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.
İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez" 3 buyurdu.
Muhterem Müminler!
İnsanlar arasındaki en güçlü bağlar sevgi yoluyla gerçekleşir. Bu sebeple
Peygamberimiz, sevdiğimiz kimseye bu duygumuzu ifade etmemizi tavsiye
etmektedir. Tıpkı bunun gibi, çocuklara karşı duyulan sevgi ve merhamet
duygusunun da onlara bir şekilde hissettirilmesi gerekmektedir. Bunun en
güzel uygulamasını bizzat Hz. Peygamber'in hayatında görüyoruz:
Peygamberimizin yanında büyümüş olan Zeyd şöyle anlatıyor: "Allah'ın elçisi
beni bir dizine, Hasan'ı diğer dizine oturtur ve bizi bağrına basarak şöyle
derdi: Allah'ım! Bunlara rahmet ve mutluluk ihsan eyle. Ben bunların hayır
ve mutluluklarını diliyorum." 4
Peygamberimiz zaman zaman çocuklarla oynar,5 özelikle kız çocuklarına özel
bir ilgi, sevgi ve şefkat gösterirdi. Yolda karşılaştığı çocuklara selam
verir, onların hal ve hatırını sorardı 6 Peygamberimizin çocukları okşayıp
sırtına alması, bağrına basması, onlarla şakalaşması 7 onun çocuklara karşı
nasıl bir tutum ve davranış sergilediği hakkında bir fikir vermektedir. O,
çocukların dili ile konuşmakta, onların dünyalarına girerek sevgi dolu bir
yaklaşım sergilemekteydi.
Çocuğu hayata hazırlamak, ona güzel ahlâk kazandırmak, temel dinî bilgileri
öğrenmesini sağlamak ana babanın çocuğuna vereceği en güzel şeylerdir. Bu,
anne babanın çocuğuna karşı görevi, çocuğun da ana-babası üzerindeki bir
hakkıdır. Sevgili Peygamberimiz, "Bir baba evladına iyi bir terbiyeden daha
güzel bir miras bırakamaz" 8 buyurmuştur.
Değerli Müminler!
Çocuklar arasında ayırım yapmamak, onlara her bakımdan âdil davranmak,
çocuk terbiyesinin temel esaslarındandır. İslam, bu konu üzerinde önemle
durur. Sevgili Peygamberimiz, "Çocuklarınızın arasında âdil olunuz."9
buyurmaktadır. Aksi yöndeki davranışlar, onların ruhlarında olumsuz ve
tahripkâr etkiler bırakır. Bu tür olumsuz tutumlar kardeşlerin birbirlerini
kıskanmalarına, çocukların saldırgan olmalarına sebep olabilir.
Öyleyse aziz müminler! Çocuklarımıza karşı takınacağımız tavırların
temelinde Peygamberimizin bize tavsiyeleri ve uygulamaları yer almalıdır.
Zira her konuda olduğu gibi çocuklarımız konusunda da en güzel örneğimiz
sevgili Peygamberimizdir.
1-Tirmizi. Birr, 15
2-İbn Hanbel,, Müsned, 25
3-Buhari, Edeb, 18
4-Tirmizi, Birr,15
5-Zebidi, Tecrid Terc. Xll,12
6-Zebidi, Tecrid Terc. X,309
7-Buhari, Edeb, 81,İstizan, 15
8-Buhari. 22; İbn-i Mace. Edeb, 3
9-Tirmizi. Birr, 33
T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
|
|