İSTİĞFAR VE MAHİYETİ
İnsan bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Bu imtihan dünyasında hayatını tanzim ederken o çoğu zaman YÜCE ALLAH'ın emir ve yasaklarını çiğnemektedir. Eğer insan, günah üstüne günah işlemeye devam ederse, iyi amelleri de zayi olmaya başlar.
Kullarına karşı çok merhametli olan YÜCE ALLAH, günah işleyenlere anında azap etmek istemez. Bunun için KUR'AN-I KERİM'in birçok ayetinde, ecel gelmeden önce, ALLAH kullarını tevbe ve istiğfara davet eder.
Tevbe ve istiğfar, günahlardan pişman olmak, vazgeçmek, ALLAH'ın rahmet ve mağfiretine sığınarak O'nun affını dilemektir. İşlenen günahlardan Tevbe etmek, her müslümanın üzerine vaciptir. İşlenen günah ALLAH ile kul arasında ise tevbe ve istiğfarın üç şartı vardır. Bunlar, işlediği günahı kesin olarak terk etmek; o günahı işlemeye pişmanlık duymak; bir daha onu işlememeye kesin karar vermektir. Şayet işlenen günah kul hakkı ise, hak sahibi ile helalleşmek veya hakkını ödemek mecburiyeti vardır. Bir insanın kalbi günah kirleriyle karardığında, ALLAH'ın affına müracaat etmesi kaçınılmazdır.
Cenab-ı Hakk, KUR'AN-I KERİM'de: "Ey iman edenler, ALLAH'a tam bir teslimiyetle tevbe ediniz. Olur ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar." (Tahrim Suresi,8)buyurmaktadır. Peygamberimiz (s.a.s.)'de: ' Ey insanlar! ALLAH'a tevbe ve istiğfar ediniz. Ben günde yüz kere tevbe ediyorum' , 'Günahlarına gerçekten tevbe edenler, hiç günah işlememiş gibi olurlar' (Et-Tac, c.5,s.152) buyurmuştur.
Dolayısıyla, dilimizi, kalbimizi tevbe ve istiğfardan uzak tutmamak; ALLAH'ın ve Rasulünün emir ve yasaklarına uymak zorundayız. Zira dünya ve ahiretin saadeti bundadır.
T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Murathan Alınak'ın Notu : Birinci paragraf sanıyoruz ki çoğunlukla dinle alakası olmayan yada dinimizi iyi bilmeyen kişileri kasdetmektedir. Ayrıca genel olarak insan olmamız dolayısıyla tabii ki tam bir müslüman olsak da zaman zaman hatalara düşmemiz değişken şartlar dolayısıyla mümkündür. İşte Tevbe ve İstiğfar konusu bunun da önüne geçmeyi amaçlamaktadır. KUR'AN-I KERİM her zaman bize doğru yolu göstermektedir. Hadis'lerin ise tartışmalı yada daha çok sembolik, dramatik yönleri çoktur. Onun için bunlara bu şekilde bakmalı ve böyle değerlendirerek KUR'AN-I KERİM kadar önemsememeliyiz. Hadisler daha çok konuya hakim kişiler tarafından ekstra yada ek bir araştırma konusu olarak kullanılmaktadır.
|