İSLAMDA BÜYÜCÜLÜK YOKTUR
Büyü, tabiat üstü gizli güçlerle ilişki kurularak veya kendilerinde gizli güçler bulunduğuna inanılan bazı tabii nesneler kullanılarak zararlı, faydalı veya koruma gayeli sonuçlar elde etmek için yapılan işlerdir. Başlıca gayesi çıkar sağlamak olan büyü hiçbir ahlaki amaç taşımamaktadır. Büyü, büyücülerin elinde mukaddes değerlerin alabildiğine istismar edildiği, herşeyin bilinebileceği iddiasını taşıyan,insanların aldatılabilmesine en müsait zemin hazırlayan bir sahadır.
İnsanlık tarihi kadar eski olduğu ve hemen hemen bütün milletlerde çeşitli şekillerde varlığını sürdürdüğü bilinen büyü-sihir, cahilliye döneminde de oldukça yaygın olarak kullanılmıştır. O dönemde özellikle cincilik, kehanet, fal okları, yıldızlara bakmak, düğüm atmak gibi yollarla büyü yapılırdı.
İslam dini büyük günahlar arasında saydığı büyü ve büyücülüğe şiddetle karşı çıkmış, KUR'AN ve hadislerde sihir kökünden gelen kelimeler kullanılmak suretiyle bu iş açık ve kesin bir şekilde yasaklanmıştır.
Hz.Peygamber'in insanların kaçınmasını istediği yedi şeyden biri olan büyü ve sihir yine O'nun tarafından şirk olarak vasıflandırılmıştır. Büyüde ALLAH'ın kudret ve iradesi üstünde işler başarılabileceği iddiası vardır. Büyücülerin herşeyi bildiği, başaramayacağı şeylerin bulunmadığı tarzındaki inançlar İslam'a ters düşmektedir.
Büyü, İlahi otorite ve ahlaki kuralların dışındadır. Büyünün temel gayesi menfaat temini olduğundan yerine göre din tarafından kutsal sayılanları kendi gayesi için kullanarak dini istismar edebilmektedir.
Büyük günahlardan sayılmasına rağmen büyü ve büyücünün, bazı Müslümanlar tarafından rağbet görmesinin tek sebebi büyü konusunun yeterince bilinmemesi ve inanç zayıflığıdır. Büyü ve büyücünün zararlarından korumanın en emin yolu ise, kişinin özellikle ALLAH inancını canlı tutmasıdır.
T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
|