Derece, “Derc” kökünden türemiştir. Düz bir satıh üzerinde değil de tıpkı merdivende yükselmek veya aşağı inmek gibi yükselen veya alçala yere denir. Derece tabiri ile yüksek menzil de kastedilmiştir. Ayrıca derece şeref konusunda rütbe ve makam manalarına gelir.
Kuran’da:
“İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, bağışlanma ve değerli rızık vardır.” Enfal Suresi 4 ayetinde bu mana kastedilmiştir.
İstidraç ise derece derece çıkartmak veya indirmek demek olup bununla da bir kimseyi kendi arzusu ile bir noktaya kadar götürüp halinden gafil bir vaziyette oradan felakete atmak manası kastedilir.
Araf Suresi 182. Ayette “Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, biz onları, bilemeyecekleri yönlerden derece derece (İstidraç) düşüşe yuvarlayacağız.” Denilmiştir. Kul kendi düşünce ve ölçülerine göre kademe kademe yükselir ve arzu ettiği dünya menfaatine doğru gurur ve büyük bir taşkınlıkla ilerlemeye devam eder. Halbuki Allah C.C. hiç hesap etmediği bir felakete sürüklenirken o şahsa imkan ve mühlet vermektedir. Kulun kendi istek ve gayreti neticesinde olduğu için Allah tarafından bir zorlama söz konusu değildir. Aslında bu durum o kul için zararının ve günahının artmasından başka bir işe yaramaz ancak onun bakış açısından o çok iyi durumda olduğunu zanneder. Kalem Suresinde de bu durumdan şöyle bahsedilir.
“Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.” Kalem Suresi 44
Aslında bu ayetlerde insanlara bir uyarı vardır. Yani devamında ne olacağını bilmedikleri işlere temkinli yaklaşmaları ve dünyevi arzularına kendilerini fazla kaptırmamaları gerektiği uyarısı vardır. Kafirler ise bunu bilmedikleri için derece derece, kademe kademe ahiretteki cezalarına doğru sürüklenirler. Allah’ın affetmeyeceği en büyük günah inançsızlıktır.