MurathanHat.com Blog

Blog

Araçlar

Blogu Paylaş

Tavsiye Et

Puan:

Okunma: 20

Engelli Olmak Ve İnanç

Engelli olmanın insan yaşamında psikolojik ve fizyolojik birçok problem yarattığı bir gerçektir. Engelliliğin birçok çeşitleri vardır. Görme engelliler, bedensel engelliler, zihinsel engelliler…

 

Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim bu konularda da çeşitli emir ve yasaklar getirmiştir. Örneğin günümüzde bedensel ve zihinsel engelli olarak doğmanın en büyük etkenlerinden biri olarak gösterilen akraba evliliği Nisa Suresinde ayrıntılarıyla kesin bir biçimde yasaklanmıştır. Bu sayede Kuran’ın getirdiği emir ve yasaklar, daha iyi nesillerin oluşmasına da katkıda bulunmaktadır. 

 

Ancak örneğin yine de bir insan görme engelli doğduysa buna da ne yapılabilir? Allah’ın takdirine kimsenin diyebileceği bir şey yoktur.

 

Engelli olmanın getirdiği (zihinsel engellilik hariç) bazı avantajlar da vardır. Bu avantajlardan en önemlisi belki de engelli insanların hayat ve dünya hakkında daha çok düşünmeleridir. Çünki engelli insanlar engellerini aşmak üzere bir yol, kendilerinin de içinde bulundukları hayattan bir anlam çıkarmaya çok daha elverişlidirler.

 

Görme engelli insanların gören bir insana oranla çok daha iyi duyduğu bilinmektedir. Duyma yetisi, zamanla gözlerin de yerini almıştır. Engelli insanların da normal bir insan olarak görülmesi gerektiğini en iyi belirten Sure belki de Abese Suresidir. 

 

Abese Suresi

 

“Bismillahirrahmanirrahim

1- (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

 

2- Kendisine âmâ geldi, diye.

 

3- Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

 

4- Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.

 

5- Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

 

6- Sen ona yöneliyorsun.

 

7- Onun temizlenmemesinden sana ne?

 

8- Ama sana can atarak gelen,

 

9- Allah'tan korkarak gelmişken,

 

10- Sen onunla ilgilenmiyorsun.

 

11- Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.”

 

 Zihinsel engellilik ise tamamen ayrı bir konudur. İslam dininde yükümlülük ve sorumluluk sadece akıl ve düşünme becerisine sahip olanlar içindir. Diğer insanlar Allah tarafından yükümlü tutulmazlar. Dünya bir imtihan- sınanma yeridir. Çok zor bir iş olan engelli ebeveyni olmak ise sabrın zorlandığı ve insanın ciddi biçimde sınanması olarak düşünülebilir.

 

Kuran’da “hiç kör ile gören bir olur mu?” benzetmesi yaklaşık 15 yerde geçmektedir. Bunların bir kısmı manen körlüğü ifade etmektedir. Bir kısmı ise direkt olarak gören, işiten bir insanla görmeyen ve duymayan insan arasındaki farkı ifade etmektedir. Çoğu yerde bu fark, Allah’a inanan ile inanmayan bir kişinin arasındaki farkı ifade etmek için kullanılmıştır. Görmeyen ve duymayan bir insanın dış dünyadaki değişimleri algılama ve tepki vermedeki başarısızlığı inanmayan bir insanın yanlış niteliklerine benzetilmiştir. Aslında bunda da manevi bir yön aramak pek de yanlış olmaz.

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi dinen yükümlülük, akıl sağlığı yerinde olanlar için bir sorumluluktur. Tabii yapılabilirlik ölçüsünde. Bakın Kuran ne diyor:

 

“İman edenler ve iyi amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz işte onlar cennet ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardır.” Araf  Suresi 42

 

“Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.” Talak Suresi 7

 

(Savaşa çıkmak üzere Araplara hitaben)  “Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.” Fetih Suresi 17

 

“A'maya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük ve günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklar.” Nur Suresi 61

 

Günümüz birçok hastalığa çare bulunmasına çok yaklaşılan bir dönemdir. Genlerle ilgili araştırmalar, bir çocuğun özürlü doğmasını engelleyecek noktalara ulaşma yolundadır. Gebelik sırasında yapılan testler ve çeşitli görüntüleme yöntemleri ile bu tür sorunlarla başa çıkılmaya başlanmıştır. İşitme cihazları ise duyma engelli insanları neredeyse tamamen duyar hale getirmiştir. Görme duyusunun nasıl gerçekleştiği konusunda çok ciddi araştırmalar yapılmaktadır. Ve bu yüzyılda biyonik göz hayal değildir. Felç gibi birçok engel yaratan hastalığa iyi gelen gen terapisi uzak doğuda uygulanmaya başlanmıştır. Batıda ise bu tedavilerin olası başka yan etkilerinin olup olmadığı araştırılmaktadır ve kesin bir sonuca varıldığında uygulamaya konulup konulmayacağına karar verilecektir.

 

İlginç bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Hasta veya engelli birçok insanı tedavi edecek ilaçların bulunmasına yarayacak fikir ve birçok teknik hayvanlarda mevcuttur. Mesela köpekbalıklarının öyle güçlü bir bağışıklık sistemi vardır ki hiçbir zaman kanser olmazlar. Yengeçlerin kopan kolları bir şekilde yeniden çıkmaktadır. Bu tür araştırmalar son hızla devam etmektedir. İnsanın şifası doğada ve hayvanlardadır. Eminiz şimdi Nahl Suresinin aşağıda sunduğumuz ayetleri daha iyi anlaşılacaktır:

,

   Nahl Suresi

 

“5- Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve siz onlardan bir kısmını da yersiniz.

 

68- Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.

 

69- Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır.”

 

Kısacası yakın gelecek, birçok umutlara gebedir. Bunlar Allah’ın nimetleri değil de nedir?

Hiç Yorum Yazılmamış
  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 

21 August Thursday 2008

 

Kategoriler

Anket

Sizce İslamiyet Günümüzde Doğru Anlaşılıyor/Yorumlanıyor mu?
Evet ( % 15 )
Hayır ( % 85 )
Fikrim Yok/Yorum Yok ( % 0 )

Toplam Oy: 20

Takvim

« Ağustos - 2008

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 65443
 Sitede Aktif: 1
 Ip: 38.103.63.61
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 5
 Toplam Blog: 359
 Toplam Yorum: 117
 Toplam Resim: 130
 Toplam S.S.S: 10
 Toplam Mesaj: 7

Adsense

Kod : Efendy Blog 2.1 Yorumlar | Bloglar Admin Paneli